Hayvanlar aleminin en büyük ve canlı sosyal kelebeği olmak modern insanlar için ne anlama gelmektedir?

Bilimsel dille ifade edilmemiş bu soruya tatmin edici nitelikle onlarca farklı yanıt verilebilir. Buna rağmen bu yazı özellikle iş ve günlük yaşamda, etrafımızdan rüzgar gibi geçen geçtikten sonra ardında belli belirsiz bir zihinsel huzursuzluk bırakan yüzünü ele almak üzere kurgulandı.

  • Samimiyetsizliği kolayca fark edebilmek.

Medeniyetlerin şafağında, samimiyet seviyelerini düzenli olarak kontrol etmek hayatta kalma ve sosyal düzende güvenli bir yer elde etme gibi konularda kritik rol oynamış olabilir. Bu durum yalnızca tarih öncesi devirlere has bir olgu değil. Büyük olasılıkla şu anda olduğumuz yere gelebilmek için bu becerilerden faydalandık. Toplumsal çöküşü ele alan Mad Max ve Fallout gibi film ve oyun serilerini yakından incelediğimizde insan kitlelerini ve dolaylı olarak binlerce yıllık teknik, bilimsel, sanatsal ve felsefi bilgiyi bir arada tutan şeyin ışıltılı kurumlar ve teknolojiler olmadığını aksine bu tür bağlantıların yokluğunu fark edebiliriz. Mad Max serisi özellikle uzun süren sessizliklere, basit işaret ve komutlarla anlaşarak karmaşık ifadelerden uzak duranlara, çöküşe uğramış bir medeniyetten kalan parçaları hayatta kalma içgüdüsü ile birleştirerek araçları amaçlara çevirmeye çalışan insanlara yer verir.

Peki günümüzde bu etkiyi hangi amaçlarla kullanıyoruz? Kişisel gözlemim bu etkinin kurumsal hayatta kurmaca bir güven ortamı yaratmak için çoktan modası geçmiş iletişim yöntemlerinin içine paketlenerek sunulduğu yönünde. Ucunda ölüm olmasa da geçmişten gelen sosyal piramit modellerini halen adapte etmeye devam ettiğimiz modern dünyada samimiyet aranan faktörlerden biri.

2010'lar ve sonrasında (daha erken örnekleri kaçırmadıysam.) İngilizce ağırlıklı terim ve ifadelerin iş dünyası ve günlük yaşamda daha sık tercih edilmesiyle alakalı bir çok eleştiri bulmak mümkün. Hatta konunun televizyon skeçlerine ve sosyal medyaya taşınması ile birlikte “Havalı olmak için konuşmasına İngilizce kelime sıkıştıran tip” ortaya çıktı. Bu tiplerin konuştuğu Türkçenin plaza Türkçesi olarak isimlendirilmesi ise dildeki yozlaşmanın iş hayatındaki ana amiral gemisi olarak belirlenmesinde büyük rol oynadı ancak yine hızlı giderek bazı önemli noktaları görmezden geldik.

Plaza Türkçesinin bilinçli bir hasar aktivitesi olduğuna inanmadığım gibi dilin işgal edilmesi gibi bir durum kişisel görüşüme göre plaza Türkçesinde söz konusu değildir. Lisans düzeyinde eğitim veren kurumlarda git gide daha fazla yaygınlaşan hatta genelgeçer hale gelen İngilizce eğitim ve plaza çalışmala ortamlarının düzenli olarak mesleki İngilizce kullanımı gerektirebilen yerler olmasından ve en önemlisi de bu ve benzeri ortamlarda zaman geçiren kişilerin günlük bilgi ve eğlencelerini benzer kaynaklardan aldığını unutmamak gerekiyor. Dil her şeyden önce bir kastır ve plaza Türkçesi konuşan “tipler” belirli durumlarda kas değiştirmeye mecbur kalırlar özellikle de Türkçede karşılığı bulunmayan terim ve ifadeler için. Peki Türkçede karşılığı bulunan ifadelerin özellikle yabancı karşılıkları ile değiştirilmesi? Dilin bir kas olduğunu kabul ettiğimiz sürece burada da bir problem yoktur, alışkanlık ve kolaylık akış yönünü belirlemektedir.

Peki göze batacak hiçbir yabancı kelime barındırmamasına rağmen nezaket ve profesyonellik görüntüsü altında emredici, soğuk ve mesafeli duran kullanımlara ne demeli?

“Evet hanımefendi tarafıma 3 aydır email yoluyla yazılı dönüş yapılmasını bekliyorum, bu konuda hakkımı yasal kanallarla arayacağımdan emin olabilirsiniz.”

Büyük ihtimalle okuyucuların büyük bir kısmı haftada en az bir kere “dokümanı inceleyerek en kısa sürede dönüş sağlayacaklarını” bildiriyor. Kredi kartının iptali için bir aydır dönüş sağlanmasını bekleyenlere ne demeli? Talebinin en kısa sürede incelenmesini bekleyenler de var.

Nedense bir astınıza iş yaptırmaya çalışırken kullanacağınız bir dile benziyor, veya bir iptal işleminin 3 adım sürmesinden kaynaklanan kafa karışıklığınızı yansıttığınız çağrı merkezi çalışanının kullanması gereken dile. Çalışmamakta ve açık, net yazılı emirlere direnmekte ısrar eden bir bilgisayara yaklaşım dili gibi. Zaten bu tarz Türkçenin mekanik olduğunu belirtmeye gerek görmüyorum bile. Minimim kişisel iletişim, gerekli olduğu anlarda bile hattın diğer ucundakinin neye benzediği önemli değil ucundan kenarından kurtaran azıcık bir nezaket ile bir başkasına mesafeni koru demenin başka bir yolu.

Doğrudan, mesafeli, ast üst ilişkisi barındıran ve kurum ve kuruluşlar için ekonomik olarak faydalı bir iletişim şekli.

Sorun nerede?

İş hayatına yeni adım atan gençlerin bu dili nezaket kuralları çerçevesinde yer edinmiş bir norm olarak görüp benimsemesi ne kadar doğrudur? Dikkatli bakın LinkedIn doğru iletişim dilinin bu olduğuna inanan yeni mezun gençlerle dolup taşıyor.

Bunun bir adı var,

yürü-git-çe

yürü-git-çe dilini gündeme getirmeye ne dersiniz?